Ana Sayfa / Basından / ANNE BABA ÇOCUĞU OKULA VE YETİŞKİN HAYATINA NASIL HAZIRLAYABİLİR? SÖMESTR TATİLİNDE NELER YAPMALIYIZ?

ANNE BABA ÇOCUĞU OKULA VE YETİŞKİN HAYATINA NASIL HAZIRLAYABİLİR? SÖMESTR TATİLİNDE NELER YAPMALIYIZ?

Bu yıl çocuklarımız hak ettikleri sömestr tatiline girdiler. Çocuğun eğitimi doğumdan sonra başlar. İlk 1-1,5 sene çocuğun yoğun bir ilgiye, sevgiye ve şefkate ihtiyacı vardır. Bunun yanında neleri yapıp yapamayacağını kararlılıkla öğretmek, göstermek gerekir. Örneğin; kuralları, sınırları ve beklemeyi öğretmek. Çocuklar bozarak, deneyerek öğrenir. Her şeyi onun yerine yapar, önüne hazır koyarsanız normal gelişmesini ve öğrenmesini engellersiniz. Çocuk gelişemez, olgunlaşamaz ve beklemeyi öğrenemez. Bu çocuklar okula başladıklarında dersin sonuna kadar oturmayı başaramazlar. Doğru eğitim; sıcak, ilgili, geliştirici ve destekleyici olmalıdır. Destekleyici aile çocuğa kendi sorumluluklarını göstererek, onun ilerideki hayatında korkusuzca kendi ayakları üzerinde duran, güvenli ve bağımsız bir kişilik oluşturmasını sağlar. Çocuklar 2 yaş civarında inatçı davranışlar sergiler, her şeye karşı çıkar, “istemiyorum, hayır” kelimelerini kullanır. İnatçı davranışlar, kendini kabul ettirmenin ve benlik gelişmesinin temelidir.

DAHA SONRA OLUŞACAK SAĞLAM KİŞİLİKLERİN TEMELİNDE SEVGİ ŞARTTIR
Anne-baba kontrolü; sınırları tanıma ve kuralları öğrenmenin temelidir. Burada olabilecek aksaklıklar bağımlı, saldırgan, zayıf kişiliklerin oluşmasına neden olur. Çocuk her ağladığında her isteğini yerine getirirseniz normal gelişimini önlersiniz. Her ağladığında meme, mama vererek ağızdan tatmin yoluna giderseniz bu da gelecekte; şişmanlık, hep birine bağımlı olmak, yemek, sigara, içki, uyuşturucu gibi bağımlılıklarla karşılaşabilirsiniz. Anne-baba çocuğun her istediğini yerine getirirse, çocuk onlara karşı gelmeyi öğrenemez. Bunun sonucunda; büyüdüklerinde çevrelerinden istediklerinin yerine getirilmesini bekler, kendileri uğraşmazlar, başkalarına bağımlı, saldırgan, her şeye hakları olduğuna inanan ve bu yüzden başkalarına saldırmaktan çekinmeyen insanlar olabilirler.

OKULA ALIŞAMAYAN/KORKAN/GİTMEMEKTE ISRAR EDEN ÇOCUĞUN NE GİBİ SORUNLARI VEYA NEDENLERİ OLABİLİR?
Çocuklar okul başlangıcında veya daha sonra birdenbire okula gitme konusunda isteksizlik, endişeler, korkularla birlikte psikosomatik belirtiler gösterebilirler. Baş ağrısı, hafif ateş, mide bulantısı, kusma, karın ağrısı ve ishal bu belirtilere birkaç örnektir. Bu sorunlar neler olabilir?

OKULDAKİ DÜZENE VE KURALLARA UYUM SORUNU:
Bunun arkasında daha önceden kurallara, sınırlara alışılmamışlık gelir. Hele ki çocuğun kreş veya anaokulu tecrübesi yoksa bu daha da belirgin olur. Sınırsız, kuralsız, her isteği yerine getirilen çocuk, birden bu kurallar ve sınırlarla bunalır, çaba göstermez, tembel ve saldırgan olur. Bu tür bir yaşam için hazırlıksızdır, yeterli olgunluğa erişmemiştir, güvensiz ve zayıftırlar, hala çocuk kalmak istiyor, düzene girmek ve sorumluluk almak istemiyordur.
Duygusal sorunlar: evde anne- baba arasındaki tartışmalardan, gerginliklerden ve olumsuzluklardan etkilenip okula gittiğinde kötü şeyler olabileceğini düşünüp korkular geliştirebilir; anneyi yalnız bırakmak istemeyebilir. Hele bu çocuğun önünde şiddet uygulanmasına kadar gidiyorsa.

  • Anne-baba ayrılıklarında çocuk kullanılarak, onu anne-babaya karşı olumsuz etkilemek
  • Sıcak, güvenli, ilgili bir ortamın olmaması
  • Anne ve babanın çocuğun başarısından devamlı şüphe etmesi
  • Birçok kişi tarafından birbirine ters eğitim metotlarının olması (dede, anneanne,baba vs)
  • Depresyon: kendisini yetişkinlerde olduğu gibi göstermez; çocuk huysuzlaşır, isteksizdir, hiçbir şeyi beğenmez, saldırganlaşır, sürekli kavga ilişkileri içindedir.
  • Korkular
  • Hiperaktivite bozukluğu/aşırı hareketlilik/dikkat eksikliği
  • Yüksek zeka veya zeka geriliği
  • Anne-babanın kendilerini sorgulaması: “ Çocuktan ilerisi için dolayısıyla onun eğitiminden ne türlü beklentilerimiz var? Çocuk, kendi gerçekleştiremediğimiz hayallerimiz için bir araç mı, hayallerimizi çocuk üzerinden mi gerçekleştiriyoruz? Günümüzdeki zorlu eğitimden geçerken çocukların arzuları, yetenekleri ne kadar hesaba katılıyor? Çocukları eğitimde hep daha iyi olmaya doğru var gücümüzle desteklerken onlardan neler çalıyoruz, çocuklarımız yaşayabiliyorlar mı? Ailede merkez çocuğun başarılı olması mı yoksa bazı sıcak aile içi ilişkiler mi? “ Bunları sorgularsak çocuğu mutsuz etmeden onun da istek ve yetenekleri doğrultusunda daha doğru davranmış oluruz.

NELER ÖĞRETİLEBİLİR?

  • Gücünün farkında olmayı, kendine güvenmeyi
  • Dürüst olmayı
  • Hedefini ve yönünü belirlemeyi
  • İnsanları oldukları gibi kabul etmeyi
  • Kendi kararını kendi vermeyi
  • Yaptıklarından sorumlu olduğu bilincini
  • Doğruyu yanlıştan ayırma yetisini
  • Hatalarından ders almayı
  • Başaracağına inanmayı
  • Kontrolü ona bırakmayı

SORUNLARDA NERELERE BAŞVURULMALI?

  • Çocuk ve gençlik Psikiyatri/Psikoloji muayenehaneleri
  • Çocuk ve gençlik klinikleri
  • Okul psikologları
  • Anne-baba-okul yardımlaşma dernekleri

Çocuklarımız bizim en kıymetli hazinemizdir. Okuldaki sorunlarına özel ilgi gösterelim. Bu günün çocuğu yarının yetişkini olacak. Çocuklarımızın yetişkin hayatlarında mutlu, başarılı bireyler olması her anne babanın en büyük arzusudur. Anne – babalar, çocuğun sağlıklı bir kişilik oluşturmasında bazı önemli bilgiler ve adımlar eşliğinde aktif rol oynayabilirler. Yetişkinlerde akademileri ve okul eğitiminde birbirine uyumlu ve koordineli çalışırlarsa çocuğumuza gelecek için en büyük temel kişilik ve davranış ödülünü vermiş oluruz. Onlar da bizi daha sonra başarılı girişimci, bilim insanı, iş adamları ve kadınları olarak mutlu ederler.

 

 

tarafsiz haberler